301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
14 Ocak 2020 - Salı 10:07 Bu haber 22 kez okundu
 
“Cumhurbaşkanımız dünyaya güçlü lider diplomasisi dersi veriyor”
Fahrettin Altun Kamu Diplomasinin önemini ve Türkiye’ye yönelik uluslar arası kara propagandayı değerlendirdi.
Yaşam Haberi


İletişim Başkanlığı 2018 yılından önce yoktu. Kurum hangi ihtiyaçtan doğdu? Sorusuna cevap veren Altun;” Türkiye'nin siyasi bir iddiası var. Ülkemiz, 2002 yılından itibaren bu yana değerlendirdiğimizde güçlü bir bölgesel aktör oldu. Bunun yanı sıra küresel bir aktör olma yolunda hızla ilerliyor. Türkiye'nin büyüme seyrinden rahatsız olanların ülkemizi durdurmak için harcadıkları gayret ve buna uygun olarak yürüttükleri kara propaganda, bu büyümeyle orantılı bir şekilde arttı. Sonuç olarak böyle bir ihtiyaç ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

KARA PROPAGANDAYA SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ

Türkiye artık bu propaganda yöntemlerine seyirci kalmayacağını söyleyebilir miyiz sorusuna yanıt veren Altun;” Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin uzun bir süredir dış aktörler tarafından ne yazık ki hakkının yendiğini, hakkı olan imkanların elinden alındığını düşünüyor ve halkın ona verdiği gücü, desteği de milletin gasp edilmiş haklarını geri almak için kullanıyor. Bu nedenle Türkiye'nin tarihsel rolüne de uygun olarak bölgesindeki gelişmelere seyirci değil, müdahil oluyor. Cumhurbaşkanı'mız bir taraftan Türkiye'nin bölgesel gücünü tahkim etmek, onu daha güçlü hale getirmek için uğraşırken, bir taraftan da bölgeden gelecek tehditlerin önünü kesmek için gayret sarf ediyor. Ülkesinin lehine attığı her adım da bir kara propaganda zincirini beraberinde getiriyor” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE'NİN BAĞIMSIZLIĞI HEDEF ALINIYOR

Bütün bu kara propagandanın kökeninde Türkiye'nin özgür ve bağımsız bir dış politika üretmesi mi yatıyor? İlgili olarak Altun,” Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü politikalara baktığımızda iki alanda bağımsızlaşma çabası içerisinde olduğunu görüyoruz. Ekonomi ve dış politikada uzun yıllar ne yazık ki bağımlılık politikasına mahkum edildi Türkiye. Cumhurbaşkanımızın siyasetine bakarsanız, bu bağımlılıkla mücadeleyi temel aldığını görürsünüz. Bu açıdan da her zaman özgür ve bağımsız dış politika, özgür ve bağımsız ekonomi politikası yürütmesi gerektiğini düşünür. Dışarıda ve içeride Cumhurbaşkanı'mızın önüne Türkiye'yi bağımlı kılacak reçeteler koydular. Hiçbirini kabul etmedi. Partisindeki aktörlere ve tüm mesai arkadaşlarının önüne bir hedef koydu. Dış politika ve ekonomide tam bağımsız bir aktör olmak için çaba sarfetti. Artık Türkiye, dış telkinlerin izinden gitmeden dış politikada her alanda kendi doğrularını her platformda haykırabiliyor. Biz bu bağımsızlık yolunda ülke olarak çok büyük mücadele veriyoruz. Şehitlerimiz, gazilerimiz oldu. Milletimiz, iradesini korumaya çalıştığı için bedeller ödedi, ekonomik ve siyasi tüm saldırılara karşı sabırla bu mücadeleye omuz verdi. Sayın Cumhurbaşkanı'mız da bağımsızlaşma politikalarını yürüten lider olarak tüm bu süreçlerde büyük bedeller ödedi. Gezi olaylarında, ekonomik saldırılarda, 17/25 Aralık yargı darbesinde ve son olarak 15 Temmuz ihanetinde milletiyle birlikte Sayın Cumhurbaşkanı'mız ve ailesi hedef alındı” dedi.

CUMHURBAŞKANI'MIZ LİDERLİK DİPLOMASİSİ DERSİ VERİYOR

Konuşmalarında sıklıkla lider diplomasi kavramını kullanan Altun;”Kamu diplomasisinde en önemli husus nedir derseniz Cumhurbaşkanı'mızın diplomasi faaliyetleridir derim. Bunun canlı bir şahidi olarak söylüyorum. Hızlı sonuç alma ve mesajımızı en doğru şekilde iletme noktasında Cumhurbaşkanı'mızın diplomasi faaliyetleri en başarılı kamu diplomasisi olarak ortaya çıkıyor. Bu bir lider diplomasisidir. Eğer sayın Trump ile birlikte yürüttüğü bu lider diplomasisi olmasaydı Türkiye bugün çok başka konuları tartışıyor olabilirdi. Keza sayın Putin ile de benzer bir lider diplomasisinin sonuçları ortadadır. Cumhurbaşkanı'mız dünyaya adeta lider diplomasisi dersi veriyor. İsmini vermeyeyim dünyanın önemli liderlerinden biri. Cumhurbaşkanı'mıza şunu söyledi: Sizinle çok hızlı yol alıyoruz. Söz verdiniz ve sizinle birçok proje bitirdik. Bazı Avrupalı liderlerle aynı meseleyi konuşmaya devam ediyoruz. Güçlü siyasi liderlik bu demektir. Özellikle Avrupa'da bir lider krizi var. Karar alıcı mekanizmalarda bu krizi görüyoruz. Güçlü liderin anlamını biz Türkiye'de gördük ve görüyoruz. Sürecin içinde yaşarken bu imkanın farkında olamayabiliyoruz bazen. Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir lidere sahip olmasaydı 2010 yılında başlayan bölgemizdeki türbülans bizi içine çekerdi. Bütün bu fırtınalara rağmen, gelişmeleri Türkiye'nin lehine çevirebildiysek bu, Cumhurbaşkanı'mızın liderliği sayesinde olmuştur. Barış Pınarı harekatının emrini işte bu güçlü liderlik vermiştir. Bütün dünyanın karşı olduğu ama Cumhurbaşkanımızın "eğer ben bu emri vermezsem toprak vermek zorunda kalırım" yaklaşımıyla hareket ettiği ve sonucunda o terör koridorunu tarumar ettiği bir adım atılabilmiştir. Güçlü siyasi lider, milletinin aleyhine olanı gören ve bunu değiştirmek için kim ne derse desin çekinmeden adım atabilen liderdir. Örneğin Cumhurbaşkanı'mız 17-25 Aralık sürecinde FETÖ ihanetini sabırla anlatmış olmasaydı 15 Temmuz'da Türkiye bu kadar büyük bir reaksiyon vermeyebilirdi. Liderlik bu demektir” şeklinde konuştu. AYSEL BÜYÜKKORKMAZ

 

 

 

 

Kaynak: Editör: aysel büyükkorkmaz
 
Etiketler: “Cumhurbaşkanımız, dünyaya, güçlü, lider, diplomasisi, dersi, veriyor”,
Yorumlar
Resmi İlan

               

Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Afyon
Sisli
Güncelleme: 18.01.2020
Bugün
-3° -
Pazar
-6° -
Pazartesi
-5° -
Afyon

Güncelleme: 18.01.2020
İmsak
06:40
Sabah
08:07
Öğle
13:13
İkindi
15:47
Akşam
18:09
Yatsı
19:30
Arşiv Arama
Haber Yazılımı