301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
17 Aralık 2019 - Salı 10:18 Bu haber 37 kez okundu
 
“Yerli Malı Haftası’nda yerli mallarını üretmek ve kullanmak istiyoruz”
Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı olağan haftalık değerlendirme toplantısını gerçekleştirdi. . Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Erhan Akpınar Türkiye ve Afyonkarahisar gündemini değerlendirdi.
Yaşam Haberi


Akpınar; “ Bilindiği gibi 12-18 Aralık Yerli Malı Haftası olarak kutlanıyor. Ancak bu sadece bir alışkanlık olarak devam ediyor. İçeriği boşalmış bir vaziyette. Bir zamanlar kendi kendine yetebilen bir ülke olan biz, yanlış ekonomi politikalarıyla her şeyimizi ithal eder hale geldik” dedi.

Saadet Partisi Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Erhan Akpınar Bir tarım ülkesi olmamıza ve ülkemizin yüz ölçüm olarak, iklim olarak son derece uygun olmamıza rağmen her türlü tarım ürünleri ithal ediyoruz diyerek sözlerini şöyle sürdürdü; “En temel ihtiyaçlardan olan buğday ithal. Pirinç ithal, mercimek ithal, nohut ithal, fasulye ithal. Patatesi senelerdir savaşta olan Suriye’den aldık. Diplomatik ilişkilerimiz iyi olmayan Mısır’dan soğan ithal ettik.8-10 yıllık Sırbistan’dan et ithal aldık. Kendi ürettiğimiz şeyler de var ancak tohumları ithal. Bir kanun çıkardık kendi tohumlarımızı kullanamıyoruz. Süt üretiyoruz inek Hollanda’dan,  saman Bulgaristan’dan.  Örnekleri saymaya vaktimiz yetmez. Elbette çocuklarımıza yerli malını ve üretimi anlatmalı ve teşvik etmeliyiz. Ancak çocuklardan daha önce iktidarın bunu kavraması ve acilen üretimi teşvik eden politikalara dönmesi gerekmektedir. Bir sonraki Yerli Malı Haftası’nda hakikaten yerli malllarını üretmek ve  kullanmak ümidiyle bu haftanın hayırlı olmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

 “TOK AÇIN HALİNDEN ANLAMIYOR”

Asgari ücret konusunda değinen Akpınar; “Tespit çalışmalarının devam ettiği şu günlerde çoğu insanın gündeminde de bu var. Kişilerin konuya yaklaşımlarının nasıl olduğu da konuşmalar esnasında ortaya çıkıyor. 2002 yılında asgari ücretle yaklaşık 7 çeyrek altın alınabilirken, bugün 5 tane bile alınamıyor. Bir de bu açıdan bakmasını tavsiye ediyoruz. Türkiye’nin sadece yüzde 1,6 oranındaki nüfusun sadece 4,3 doların altında ücret aldığını iddia ediyor. Halbu ki TÜİK verileri bunun böyle olmadığını ortaya koyuyor. Allah asgari ücretle geçinmeye çalışan kardeşlerimizin yardımcısı olsun diye dua ediyoruz” dedi.

“İLLA AÇLIK SINIRI BAZ ALINACAKSA, DİYANET’İN AÇLIK SINIRI ALINMALI”

Biz Saadet Partisi olarak her zaman çalışan insanın değil açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının bile altında olmasına razı değiliz diyerek sözlerinde devam eden Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Erhan Akpınar;  “Çalışan bir insanın eline mutlaka insanca yaşayabileceği bir ücret verilmelidir. Bu hemen olmaz tabi. Eğer hedef bu olursa 8-10 yıl içerisinde bu hedefe ulaşılabilir. Enflasyondan arındırılmış %7’lik zamla bu hedefe ulaşılabilir. İlla açlık sınırına göre hesap yaparız diyorlarsa o zaman hiç değilse Diyanet’in hesabıyla yapsınlar. Bir kişinin bir günde karnını doyurmak için 23 tl’ye ihtiyacı olduğunu belirtmişti. Fitre miktarı olarak. Bu hesaba göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2760 liradır. Bir de asgari ücrete çok zam yapılırsa ürün fiyatlarında artışa sebep olur gibi bir bakış var. Bir üründeki maliyetin tamamı işçilik değildir. Bir üründeki işçilik en fazla % 25’tir. Asgari ücret 2 katına çıksa bile o ürüne yansıyan miktarı sadece % 25 olur. Mesela 100 liralık bir ürün, asgari ücret iki katına çıktığında fiyatı 125 lira olur. 200 lira olmaz. Bir de işveren açısından bakıldığında, herkesin alım gücü artacağından, daha fazla üretim yapacak, karı daha da artacaktır.

 

 “ÇİN’İN UYGULADIĞI POLİTİKALARA SESSİZ KALINMAMALI”

 Çin’in uyguladığı politikalar, Uygur kardeşlerimize yapılan zulümler karşısında iktidarın mutlaka bir tavır koyması gerekir diyen Akpınar; “Biz böyle bir beklenti içindeyken Çin basınında çıkan haberlere göre, Uygur Türkleri’ni terör örgütü olarak kabul ettiğimiz yönünde çıkan haberlerin doğru olmadığını düşünüyor ve ümit ediyoruz. İktidarın ilkeli bir duruş sergilemesi durumunda yapılan zulmün son bulacağını düşünüyoruz.Bugün Çin’den çok miktarda ürün alınmaktadır. Sadece Türkiye değil, İslam Ülkeleri de Çin’in önde gelen müşterileridir. Dolayısıyla Çin mallarını boykot edebileceğimiz söz konusu olursa geri adım atacaklarını düşünüyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımızda bu konuda daha duyarlı davranmalıdır. Cumartesi günü Afyonkarahisar İmaret Camii önünde, Anadolu Gençlik Derneği öncülüğünde bir basın açıklaması yapıldı. Emeği geçenlere teşekkür ediyor, kendilerinden ve katılım sağlayanlardan Allah razı olsun diyoruz” dedi

“ALEYNA TİLKİ GENÇLERE NASIL İLHAM VERİYOR”

Geçtiğimiz hafta ödüller verilmişti. Nobel Edebiyat Ödülü'nün Srebrenitsa soykırımını inkar eden ve Sırp savaş suçlularını savunan Avusturyalı yazar Peter Handke'ye verilmesini utanmazlık olarak görmekteyiz. Uluslararası bu örgütlerin de ne kadar çifte standart ortaya koyduğunun en açık delili olan bu ödül, aslında utanç vesilesidir, çifte standardın daniskasıdır. Yurt dışında böyle bir durum varken yurt içinde de bir başka ödül yine bir utanç vesikasıdır. Gençlik Bakanlığı ile bir derginin birlikte yapmış olduğu bir ödül töreninde Aleyna Tilki’ye “İlham Veren Gençler” ödülüne layık görebiliyor.  Hakikaten sormak istiyoruz, henüz 16 yaşında alkollü mekânlarda şarkı söyleyen, kliplerinde sık sık pedofili öğelerini kullanan, Türk örf ve âdetlerine tamamıyla aykırı olan cadılar bayramı adı altında yapılan kutlamalarda ‘şeytan’ın tasvir edildiği kostümlerle paylaşım yapan, LGBT barda şarkı söyleyen, 15 yaşındayken 30 yaşında biriyle gayri meşru yaşayan bu kadın hangi özellikleri dolayısıyle ödüle layık görülmüştür? .Aleyna Tilki'nin gençlerimize ilham veren tutum ve davranışlarını açıklayabilir misiniz? Aleyna Tilki'nin gençlerimizce örnek alınması gereken en önemli üç özelliğini önem sırasına göre ifade edebilir misiniz? Sayın cumhurbaşkanı Nobel ödülüne haklı olarak tepki göstermişti. Aynı duyarlılığı kendi bakanına da göstermesini bekliyoruz. Yetiştirmek istediği dindar nesil ile tam ters istikametteki bir kişiye ödül verilmesinin cezasız kalmaması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“MİLLİ PİYANGO HARAMDIR”

Yılbaşı yaklaşmasıyla birlikte maalesef bilet satışları da hızlandı. Her köşe başında birkaç Milli Piyango Bileti satıcısı var. İnancımız açısından haksız bir kazanç olan piyango haramdır. Adının “Milli” olması bu gerçeği değiştirmediği gibi, devletin bu işi yapıyor olması da bu gerçeği değiştirmez. İnancımızda paranın nereye harcandığının hesabı sorulacağı gibi, nerden kazandığımızın da hesabı sorulacaktır. Meşru şekilde kazanılmayan para huzur getirmez. Bunun pek çok örnekleri vardır. Adına şans oyunu diyerek yumuşatılan bu kumar türü sadece ülkemizde değil yurt dışında da değişik şekillerde oynatılmaktadır. İster ülkemizde ister yurt dışında olsun, büyük ikramiyeyi tutturan kişilerin hayatları bir müddet iyi gibi gitse de, birkaç yıl sonra eski hallerinden daha kötü duruma gelmektedir. Biz hem vatandaşımıza hem de iktidara bu işten uzak durmalarını tavsiye ediyoruz.

 

 

“AKMESCİT MAHALLESİ’NDE YOL DÜZENLEMELERİ ACİLEN YAPILMALI”

İlimizde tarihi konakların ve tarihi camilerin bulunduğu Akmescit mahallemizde elektirik şebekesinin, toprak altına alma çalışmaları yapılıyor diyen Akpınar; “Görüntü kirliliği açısından son derece güzel bir düşünce. Ancak bu çalışmalar mahalle sakinlerine en az rahatsızlık verecek şekilde yapılmalı. Güzel bir faaliyette bulunuyoruz diye rahat hareket edilmemeli, iş en kısa sürede bitirilmelidir. Bir plan çerçevesinde bazı sokaklar açılıp, oranın işi bitirilip, ondan sonra diğer sokaklara geçilmelidir.  Tüm mahalleyi kazıp, herkesi sıkıntıya düşürmenin bir anlamı yok diye düşünüyoruz. Önümüz kış, dolayısıyla yağışlar olacak ve bu kazılan yerler maalesef bir müddet daha düzeltilemeyecek.  Turizm açısından önemli olan bu bölgenin bir anca önce gerekli çalışmalar yapılarak kapatılmalıdır”

“MAZGALLAR YOL SEVİYESİNDEN YA YÜKSEK, YA DA ÇOK DÜŞÜK”

Şehrimizin yollarının pek çok yerinde yağış anında su birikintileri oluyor diyerek sözlerine devam eden Akpınar; “Bunun sebebi ise eğimin ve akıntının iyi hesap edilmemesi. Biraz ilerisinde mazgal olmasına rağmen su mazgala girmiyor. Bizim tavsiyemiz yetkililerin yağış esnasında şehri gezerek, su biriken yerleri tespit edip, gerekli işlemleri yapmalarıdır. Esasen bu mazgallar her zaman sıkıntı oluşturuyor. Ya yol seviyesinden çok alçak oluyor, ya da yüksek oluyor. Acaba mazgalları yolla aynı seviyede yapma müdürlüğü mü kurulmalı? Belki o zaman bir çözüm olur. Onu da bilemiyoruz” dedi.

“ ALT GEÇİTLER SAĞLIKLI MI”

Akpınar son olarak; “Şehrimize yapılan alt geçitler, o istikamette yol alacaklar için büyük kolaylık oldu. Ciddi şekilde zaman kazandırıyor. Bunun için teşekkür ediyoruz. Ancak yağışlı zamanlarda duvarlarından su aktığını görüyoruz. Bu akıntıların sebebi nedir? İnsanı gam duvarı nem yıkar demiş atalarımız. Bu nemli durum alt geçitlerin ömrünü kısaltmaz mı? Yetkililerin bir açıklama yapması ve gereken tedbiri almalarını bekliyoruz. Ayrıca alt geçitlerin aydınlanma problemi de var. Bunun için de gerekenler yapılmalı” diyerek sözlerini tamamladı. Ali İhsan Döldöş

 

  

 

Kaynak: Editör: aysel büyükkorkmaz
 
Etiketler: “Yerli, Malı, Haftası’nda, yerli, mallarını, üretmek, ve, , kullanmak, istiyoruz”,
Yorumlar
Resmi İlan

               

Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Afyon
Sisli
Güncelleme: 25.01.2020
Bugün
-7° -
Pazar
-4° -
Pazartesi
-3° -
Afyon

Güncelleme: 24.01.2020
İmsak
06:38
Sabah
08:04
Öğle
13:15
İkindi
15:53
Akşam
18:16
Yatsı
19:36
Arşiv Arama
Haber Yazılımı