301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
18 Nisan 2020 - Cumartesi 13:07 Bu yazı 307 kez okundu
 
BOLVADİN’DE HAMAM KÜLTÜRÜ
N. Sait Ekici
 
 

 Hamamın Türk kültüründe büyük yeri vardır. Bolvadin’de halk, genellikle hamama “ıscak” derdi. Şartların zor olduğu dönemlerde, evlerde yüklüğün altında “gusulhane” denilen yıkanma yerleri vardı. İslimde, güğümle su ısıtılıp banyo yapılmaya çalışılırdı. İmkanı olmayan bazıları ise, ahırın bir köşesini çevirip orada banyo yaparlardı. Halk, iyice yıkanmak için mutlaka hamama giderdi. Hamamdan çıkan bayanlar, gördükleri yerde bir büyüğünün elini mutlaka öperlerdi.
   Selçuklular döneminde, Şazi Mahallesi Hamamı, Hacımahmut Camisi’nin önündeki boşlukta imiş... Hisar Mahallesi Hamamı, Ölügızılar’ın dükkanın olduğu yerde imiş… Kestemet Mahallesi Hamamı da Tahtalı Camisi karşısında imiş.
   Büyük Hamamın olduğu yerde, Çoğuluzâde Müftü Osman Hulûsi Efendi’nin medresesi varmış. 1924’de kapanmış. Uzun süre depo olarak kullanılmış. 1940’da yıkıldıktan sonra boş arazi olarak kaldı. Bolvadin Belediyesi, 1962’de buraya bir hamam yaptırdı. Kadınlar ve erkekler hamamı ayrıydı. Duvarında da “Büyük Hamam” yazılıydı. Yapılan ihale sonucunda üç yıllığına, Terzi Ramazan Tunçay burayı tuttu. Hamamın külhanını Salim Akay kızdırırdı. Müdürlüğünü ise Veliefendinin Sabri yapardı. Herkes bu hamama kendi ismiyle hitap etmez, “Moda’nın Hamam” derdi. Bolvadin’e iki hamam yetmiyordu. Bu hamamın açılması halkı rahatlattı. Burayı daha sonra, Manav Ramazan Durgut ve Hakkı-Ramazan Karyağdı işletti.
*
      İMARET  HAMAMI
   İmaret Camii, külliyesiyle birlikte 1481’de yapılmıştır. Zamanla yolun ve çevresinin yükselmesi sonucu hamam, yüzeyden daha çukurda kaldı. Natır Nebi Kırık işletirdi. En son işletmecisi Kadir Umutlu idi. Hamama; camiye bakan kapısından giren kişi, önce Hamamcı Kadir Amca’yı görürdü. Rahmetlik Kadir Amca; orta boylu, zayıf, hoşsohbet bir kişi idi. Soyunma odasının kapı kısmına gelen yere sandalyesini yana çevirir, ayağının birini altına alır otururdu. Elinde sigara, dalgın ve düşünceli bir şekilde dururdu. Öksürüğü hiç eksik olmazdı. Yıkanıp giden kişileri: “Şifâlar olsuun!.. Sağlık suları olsuun!..” der, uğurlardı. Hamam, 1973 yılında yıkılıp, yerine şimdiki beton bina yapıldı. Hamamın temellerinin hâlen toprak altında olduğu söylenmektedir.
   RÜSTEMPAŞA  HAMAMI
   Daha çok “Ceyliğin Hamam” diye bilinir. Hamam, cami ile birlikte 1553 tarihinde Mimar Sinan tarafından yaptırılmıştır. Bedesten içinden ve Hasır Pazarı kısmından girilen iki kapısı vardır. Hasır Pazarı kısmındaki kapı, kadınlara aittir. Bu hamam da, yolun yükselmesi sonucu çukurda kalmıştır. Soğukluk kısmına merdivenle inilerek hamama girilir.
   Sabahleyin saat 10.00’a kadar erkeklere açıktı. Bu saatten sonra akşama kadar kadınlara aitti. Eskiden, hamam sıkıntısı olduğu zamanlarda, kadınlar arka kapıya ellerinde bakırcalarla, taslarla doluşur, hamamda yer kapmak için mücadele verilirlerdi. Allah rahmet eylesin Natır Nebi Ağa (Kırık) bu hamamda, erkeklere açık olduğu zaman çok çalıştı ve çok emek verdi. Kadınlar yıkanırken hamam içinde bir arıza olduğu zaman, kadınlar soyunma yerine çıkarılır, erkek hamam çalışanının gözlerini bir bezle bağlarlar ve içerideki arızayı tamir ettirirlermiş. Gene gözleri bağlı bir şekilde birinin yardımıyla hamamdan çıkarılırmış. Önceden bu hamamı, Kölenin Mehmet (Metinsoy), Terzi Hıdıdak Ahmet, Ceylik Kadir ve Hilmi Çetinova çalıştırdı. Hamam şu an topluma hizmet vermektedir.

   DÜĞÜN  HAMAMI
   Maalesef zamanla kültürümüzü, âdetlerimizi kaybediyoruz. Toplumumuzda ‘düğün hamamı’ kültürü kalmamış durumda…Erkek tarafının damat ve sâdıçları, gelin ineceği gün erkenden hamama giderler, temizlenirlerdi. Evde damat tıraşından sonra, gelin almaya gidilirdi. Oğlan tarafının akrabaları ise gelin kızı ve akrabalarını “gelin hamamı” adını verdikleri bir gün, hamama götürüp, yedirir, içirirlerdi.
*
   Ayrıca, kız nişanlı iken hamama götürülürdü. Buna “dernek hamamı” da denirdi. Bazen hamam kapatılır, düğüncülerin harici kimse alınmazdı. Hamama giderken, oğlan evi tarafından yiyecek içecek de götürülürdü. Oğlan tarafından bir kişi, girenlere bir kalıp sabun verirdi. Hamamın yıkanma yerine girerken, gelin kız girenlerin ayaklarına su döker, hediye olarak terlik verirdi. 
   Ayrıca, başlarına da ‘çırpı’ dediğimiz oyalı beyaz başörtüsü verirdi. Bunlar hep tefçi eşliğinde olur. Tefçiyle beraber gelin kız, mumlar eşliğinde, yüzü pullalılı, ayakları ve elleri çatmalı kınalı olarak hamamın içine girer. Tefçi göbek taşına çıkıp ayakta hem türkü söyler, hem def çalar. Bu arada gelin kız, bütün davetlilerin büyük-küçük ellerini öper. Yıkanır ve dışarıya çıkan davetlilerin ayaklarına tekrar su döker. Hamam olayı daha bitmemiştir. Hamamın bir köşesinde çay demlenmektedir. Yapılan hamursuzlar, yiyecekler, meyveler, çerezler çıkarılır. Misafirlerin karnı doyurulur ve bu âdet de mutlu bir şekilde yerine getirilmiş olur… N.Sait EKİCİ

 

 
Etiketler: BOLVADİN’DE, HAMAM, KÜLTÜRÜ,
Yorumlar
Resmi İlan

               

Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Afyon
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 02.06.2020
Bugün
- 18°
Çarşamba
- 19°
Perşembe
- 20°
Afyon

Güncelleme: 02.06.2020
İmsak
03:39
Sabah
05:27
Öğle
13:01
İkindi
16:55
Akşam
20:24
Yatsı
22:04
Arşiv Arama
Haber Yazılımı