301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
04 Nisan 2020 - Cumartesi 11:44 Bu yazı 82 kez okundu
 
GAMBIR ZÂLİK – (SALİH ÖZAYDIN)
N. Sait Ekici
 
 

Bolvadinli Sünnetçi Salih Amca; kısa boylu, zayıf, sırtında kamburu olan, yürürken uzun adımlar atıp hızlı yürüyen bir kişiydi. Yüzü devamlı tebessüm ederdi. Büyüklü-küçüklü herkesin sevdiği muhterem bir insandı. Çünkü sünnet olan herkeste, unutulmaz bir hatırası vardı.

   SÜNNET HEDİYESİ

   Sünnet âdetlerimiz ve sünnet uygulaması zamanla değişikliğe uğradı. Sünnetler eskiden; ustura, kıskaç ve şiş yardımıyla uyuşturmadan dikişsiz yapılırdı. Kimseden de bir sorun çıkmazdı. Şimdi ise işin içine narkoz, iğne, iplik girdi.

   Sünnet elbisesi giydirilen çocuk, annesinin veya bir yakınının boynundaki sıralı “böyük döğme” dediğimiz altınları takardı. Faytonla mutlaka Ceylani Hazretleri’ne gidilir, Allah rızası için iki rekat namazdan sonra, dua edilirdi. Sünnet olacak çocuk, o gün kendini özel hissederdi. Bugün, hastanede sünnet olup, bir ay sonra düğün salonunda düğünü yapılan çocuklar, acaba aynı duyguyu hissediyorlar mı bilmiyorum.

*

   Sünnet yapıldıktan sonra sünnetçi, vazelin ve penisilin tozuyla tedaviyi yapar ve çocuk yerine yatırılırdı. Mevlide gelen davetliler, çocuğa moral kazandırmak ve ev sahibine destek amaçlı, çocuğa hediye ve para verirlerdi. Çocuk bir hafta, beyaz, uzun “sünnet göyneği”nin önünü tutarak gezerdi. Ayrıca, çocuğunu sünnet ettirecek olan bazı varlıklı kişiler, durumu zayıf olan kişilerin çocuklarını da bu arada sünnet ettirirlerdi.

*

   Sünnetçiler, yanında yardım etmesi için yetişkin bir çocuk götürürlerdi. Bu çocuk hem yardım eder, hem de kesilen parçayı bir pamuğun içerisine kor ve çocuğun annesine verip bahşişini alırdı. Ayrıca, sünnetçiye havlu verilirdi… Toplumumuz, insan vücudunun her parçasını mukaddes sayar. Dişi çekilen kişi, dişini çöpe atmaz, götürür cami duvarının kovuğuna koyardı. Kestiği tırnağı toprağa gömerdi. İşte bunun gibi, sünnet parçasını da evinin pesteğindeki bir yere koyardı.  Her şey değişti, biz de değiştik… Sanki tesbih koptu, tane tane savrulduk.

   ÖZBURUN  KÖYÜ

   Sünnetçi Salih Amca’nın önemli özelliklerinden birisi de, kanaatkâr olmasıdır. Parası olmayana: “Canın sağolsun!” der geçer; az verene: “Bereket versin!” der; sünnet karşılığı tavuk - culuk verene de, itiraz etmezdi.

   Yıl 1961…Salih Amca Özburun Köyü’ne sünnet için gider. Evin birisinde sünnet yaptıktan sonra çıkınca, genç bir kadın mahcup bir halde: “Benim iki çocuğu da sünnet eder misin?” der ve ekler: “Çocukların babaları yok, param da yok, bir tavuk versem olur mu?” der. Salih Amca hemen kabul eder. Çocukları tutması için oradan bir kişiyi yanına alarak, kadının evine girer... Burası tek gözlü bir evdir. Eve girdiğinde şaşırır. Loş bir oda; odanın bir yerinde yüksekte küçük bir pencere; o pencereden giren güneş ışığı yerde serili olan hasırın üzerine düşüyor… Odada doğru-dürüst eşya yok... Duvar kenarlarında dört berde yastık; duvarda çiviye asılı bacası islenmiş bir gaz lambası… İki çocuk sünnet olma korkusuyla bir köşeye büzülmüşler; üçüncü bir çocuk, odanın ortasında asılı olan salıncakta yatıyor. *Bu görüntü karşısında, merhamet duygusu fazla olan Salih Usta’nın gözleri yaşarır. Çocuklara korkmamalarını söyler ve iki çocuğu sünnet eder. Sünnetin bitiminde kadına: “Sancakta yatan oğlan mı?” diye sorar. Kadın: “O da oğlan, bir yaşında.” der. “Onu da indir!” deyip üçüncü çocuğu da sünnet eder… Kadın bir tavuk vermek isteyince: “Sen o tavuğu kes de çocuklara yidir!” der ve oradan uzaklaşır.

   Gel zaman git zaman, bu olaydan sonra elli sene geçer. Salih Amca’nın aynı adı taşıyan torunu sigorta işleri yapıyor. Bu giden yaz, altmış yaşlarında bir adam gelir ve arabasının sigorta işini Sünnetçi Salih’in torununa yaptırır. İşi bitip parasını verdikten sonra “Salih Özaydın” ismi dikkatini çeker. Sigortacı Salih’e: “Sünetçi Gambır Zalik’le akrabalığın var mı?” der. Salih de: “Dedem olur.” deyince adam irkilir, gözleri yaşarır ve cebinden 50 Euro çıkarıp Salih’e verir. “Zamanında çok fakirdik, Avrupa’ya gittim, şimdi çok zengin oldum. Bunu anağın ak sütü gibi harcan!” der ve dua ederek yukarıdaki olayı gözyaşları içinde anlatır. İnsanın yaptığı iyilikler de, kötülükler de, bir gün gelip kendisine geri dönüyor… N.Sait EKİCİ

 

 
Etiketler: , , , , GAMBIR, ZÂLİK, –, (SALİH, ÖZAYDIN),
Yorumlar
Resmi İlan

               

Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Afyon
Çok Bulutlu
Güncelleme: 31.05.2020
Bugün
- 21°
Pazartesi
- 18°
Salı
- 15°
Afyon

Güncelleme: 30.05.2020
İmsak
03:42
Sabah
05:29
Öğle
13:00
İkindi
16:54
Akşam
20:22
Yatsı
22:01
Arşiv Arama
Haber Yazılımı