Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
11 Temmuz 2020 - Cumartesi 11:26 Bu yazı 237 kez okundu
 
SOBA VE BORU
N. Sait Ekici
 
 

 

   Türkler, ilk zamanlar konar-göçer bir toplum olarak yaşamışlardır. Halkın % 85’i çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmıştır. 1735 yıllarından sonra belli yerlere iskâna tabi tutulmuşlardır. Bu arada düşmanlarla yaptığımız savaşlar hiç eksik olmamıştır. Bu da bizi teknoloji yönünden geri bırakmıştır. Her türlü teknik eşyayı yurt dışından alır duruma gelmişiz.

   Bolvadin’de 1932 yılına kadar soba bilinmiyordu. En az 60 cm kalınlığındaki kerpiç duvarlı evlerin odalarının duvarlarına “ocak” dediğimiz ısınma ve yemek yapma yerleri yapılırdı. Ocağın sağına ve soluna evin iki büyüğü oturur, diğerleri evin bir köşesinde üşüyerek zekât keçisi gibi titrerlerdi... Evlerin üstü, hep düz toprak damlı olurdu… Pestek, direkle yapılır; üzerine kamış döşenir ve toprak ve çorak atılırdı. Bu işlem, soğuk ve sıcağı geçirmezdi.

*

   Bolvadin’de Ermeni ve Rum azınlıklar yoktu. Bu azınlıklar sanat yönünden kendini geliştirmişlerdi.  Bunlar, binalarını çatılı ve genellikle taştan yaparlardı. Biz ise hep ahşaptan yapardık. Bir yangın olduğu zaman, birbirine bitişik olan evlerin çoğu yanardı. Çevremizdeki il ve ilçelere baktığımızda, eski yapı olan çatılı binaların bu azınlıklara ait olduğunu görmekteyiz.

   Bolvadin’e 1912 yılında, 25 aile Bosna-Hersek Bölgesi’nden muhacir olarak gelip yerleşiyor. Bolvadinliler, bazı teknik eşyaları bunlardan görüp öğreniyorlar. Bolvadin’e ilk sobayı 1932’de, Sarıoğullarından Abdurrahman Sarısoy getiriyor.

   SOBA YAPIMI

   Bolvadin’de, 1940 yıllarından sonra soba kullanılmaya başlandı. Resmi dairelere, yurtdışından ithal edilen döküm sobalar kuruldu. Evlerde ise “Şeytan Sobası” dediğimiz tenekeden, alt kısmından tek kapılı, ızgarasız sobalar kullanılmaya başlandı. Bunlarda sadece tezek, kemire ve odun yakılırdı. Kuvvetli yandığı zaman sobanın orta kısmı kıpkırmızı kor haline gelirdi. Bu sobaları Bolvadin’de Kâzım Kullap, Şemmet Duran, H.İbrahim Duran, Saim, Celal ve Ceylan Arpa, Ahmet Bağcı yapmaya başladı.

*

 Bu sobaların boruları da, şimdiki borulara göre biraz daha ince idi. Soba borusunu, sacdan ve galvanizden yaparlardı. Bazı sobacılar büyük yağ tenekesini açar, boru haline getirir, biraz ucuza bunu satarlardı. Emaye borular çıkınca, boru yapma işi azaldı... İlk zamanlar kimse kömür bilmiyordu. Kömür yakılmaya başlanınca ortası ızgaralı, iki kapılı soba yapmaya başladılar. Daha sonra içi tuğlalı soba, kovalı soba, ağır döküm soba, kömürlü kalorifer derken, en rahatı olan doğalgazlı kalorifere geçtik.

*

   Nerelerden nerelere gelmişiz. Eski adamlar çok çileler çekmiş. Her çile, cennet yolunun bir taşıdır. Biz ise bu nimetlerin kıymetini bilmiyoruz… Cenâb-ı Allah ne çok nimetler vermiş… Kendimize soralım. Acaba gerektiği kadar şükrediyor muyuz?..  Allah: “Bana şükredin ve sakın nankörlük etmeyin.” “Ne az şükrediyorsunuz!” buyuruyor…

 
Etiketler: , , , SOBA, VE, BORU,
Yorumlar
Resmi İlan

               

Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Afyon
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 08.08.2020
Bugün
19° - 32°
Pazar
17° - 31°
Pazartesi
16° - 30°
Afyon

Güncelleme: 08.08.2020
İmsak
04:23
Sabah
05:58
Öğle
13:09
İkindi
16:57
Akşam
20:09
Yatsı
21:37
Arşiv Arama
Haber Yazılımı